Hayallerinden Vazgeçme İntergenç Yanında

RENAN SÖNMEZ, BUDAPEŞTE

Renan Sönmez, Duna College, Budapeşte

Yurtdışında okumak her zaman hayalimdi ve avrupadaki tarih ve sanata aşık olmam beni bu konuda yönlendirdi.

Araştırma sürecimi öncelikle Viyana üzerinden yapmıştım ama Almanca eğitim çok fazla efor gerektiren bir şey olduğundan eğitim dili İngilizce olan ülkelere bakmaya başladım. Macaristan hem diğer Avrupa Birliği üyelerine göre daha az masraflıydı ve kültürlerimiz zamanında az da olsa harmanlaştığı için kendisini diğerlerinden öne çıkardı.

Acenta seçimimde öncelikle samimiyete önem verdim, çünkü para kazanmak isteyen kuruluş ve kuruluş sahipleri öğrenciyle çok ilgilenemeyebilir. Efe Bey sağolsun bize kardeşiymişiz gibi davrandı, gerek sorunlarımızda Türkiye’den müdahale ederek yardımcı oldu. Özellikle buraya geldiğimizde de bizimle burada ilgilenebilecek insanlar olması bizim için çok avantajlıydı, banka hesabı açmamız, oturum kartı almamız gibi durumları hiç zorlanmadan hallettik.

Burada sanırım yaşayacağınız en büyük iki sorun var, yemeklere alışamayacaksınız. İlk bir süre dışarıdan yemek zorundasınız tabii ki ve Türkiyedeki malzemelerle aynı malzemeler olmadığı için gerek tat olarak farklı gelecektir, gerek sindirim sisteminiz biraz rahatsızlanacaktır. Diğer bir sorun ise ilk süre arkadaş bulmakta zorlanabilirsiniz. Ama ikisi de zamanla oturan şeyler ve sizi zorlayacak şeyler değil. Halkla rahatlıkla ingilizce iletişim kurabileceğiniz için çoğu probleminizi kendiniz halledebilirsiniz

Macaristan dediğim gibi bizim kültürümüzle kesiştiği için diğer avrupa ülkelerine oranla kendinizi daha az yabancı hissediyorsunuz, halk güler yüzlü ve yabancı olduğunuz için size kötü davranmıyorlar, çoğu sorununuzda size yardımcı olmaya istekliler.

Sosyal yaşantı zamanla oturan bir şey, ilk sürelerde yalnız hissetmeniz gayet olası ama sonradan her şey yoluna giriyor.Belli bir süre sonra Türkiyeyi özlemeyeceğinize iddiaya bile girerim 🙂

Budapeşte de çok fazla hazırlık okulu yok, ama Duna College alabileceğiniz en iyi eğitimlerden birisini veriyor, günde sadece birkaç saat ders görüyorsunuz. Tabii biz ortaokul ve lisede 8 saat aralıksız ders görüp aklımızda bir şey kalmamasına alışık olduğumuz için başta tuhaf gelecektir elbet ama sonradan anlıyorsunuz ki bu yaptığınız dersler kafanızda daha çok yer ediyor ve okula gitmekten bunalmiyorsunuz

Duna College’in size sağlayacağı en iyi imkanlardan biri ise hazırlık senesini 80 puan ve üstü bir ortalamayla tamamlarsanız size British A Level diplomasi vermesi, bu diploma sizin İngiltere de liseden mezun olmuş birisiyle aynı yeterlilikte ingilizce bildiğinizi gösterir ve TOELF, İELTS gibi bir geçerlilik süresi yok. Mezun olduktan sonra iş için Türkiyeye gidip bir yere başvurduğunuzda o diplomayı görünce büyük ihtimalle sizi İngilizce mülakata sokmayacaklardır bile.

İlk geldiğim ay 600 euro parayla geldim ve ilk ay olduğu için eğlence, şehri tanımak derken tabii ki daha fazla para harcadım ama ayın sonunda elimde hala para vardı, belli şeyleri öğrendikten sonra masrafınız giderek düşüyor. Şu an ayda 500 euro veya daha az harcıyorum. 500 euroya burada gayet lüks bir biçimde, eğlencenizden isteklerinizden kısmadan yaşayabiliyorsunuz. Tabii abartmamakta da fayda var 🙂

İleriki hayatımda Corvinüs veya İBS üniversitelerinden birinde eğitimime devam edip, mezun olduktan sonra İskandinav ülkelerinde kendime bir hayat kurmayı planlıyorum

Eğer üniversite eğitimim kaliteli olsun, Türkiyede daha fazla duramıyorum ama fazla masraf da yapmak istemiyorum diyorsanız bence kesinlikle gözden geçirmeniz gereken bir opsiyon. Aklınızda olsun diye söylüyorum; Buradaki üniversitelerin denkliğinde eğitim veren bir okul daha Türkiye’de yok.

 

Leave a comment